YAŞLILIK - DEMANS - ALZHEİMER KAVRAMLARI


Yaşlanma organizmanın giderek biyolojik verimliliğini yitirmesi, çevresel uyu kapasitesinde ve direnç mekanizmalarında gerileme olarak tanımlanabilir. Yaşlanmayla birlikte beyin hücrelerinin büyük bölümü programlanmış hücre ölümüne uğramaktadır.

Organizmanın hemen tüm yapı ve fonksiyonlarının yaşlanma sürecine katıldığı gözlenmektedir.
İleri yaşla birlikte nörolojik fonksiyonlardan bazılarında hareket etme, işitme-tat alma gibi duyusal ve bilişsel işlevler de (akıl yürütme, bellek, konuşma yer bulma gibi) bazı değişiklikler ilk planda dikkati çeker.

DEMANS (BUNAMA) VE ÇEŞİTLERİ
· yönelim bozukluğu,
· bellekte (hafıza) yaygın bozuklukları,
· bazı vakalarda algı bozuklukları,
· duygu değişiklikleri,
· davranışta meydana gelen değişiklikler
· kişilik bozuklukları görülebilir.

DEMANS (BUNAMA) ÇEŞİTLERİ
Demans beyni etkileyen çok çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Bu nedenler üç ana başlık altında toplanabilir. Bunlar:
1. Alzheimer hastalığı
2. Beyin damar hastalıklarından kaynaklanan bunama
3. Beyin tümörleri, beyin travmaları ya da metabolik endokrin bozuklukları, enfeksiyon ve bazı vitamin eksikliklerinden kaynaklanan bunamalar.

BELİRTİLER

Hafif derecede;

* Unutkanlık (özellikle yakın döneme ait hafıza problemleri),
* Konuşurken doğru kelimeleri bulamama,
* Okuduklarını anlamada zorlanma,
* Zaman kavramında bozukluk,
* Mantık yürütme ve karar vermede zorluklar,
* İş ve sosyal aktivitelerde düzensizlik,
* Hobi ve aktivitelere ilgi kaybı yaşanır

Orta derecede;

* Unutkanlık daha belirgin hal alır.
* Hasta işlerini yapabilir fakat bağımsız yaşaması kendisi için zararlı olabilir.
* Hijyenik bakımını sürdüremez, giyimi düzensizleşir.
* İşini ve aile sorumluluklarını ihmal etmeye başlar.
* Dışarıda kaybolabilir veya bulunduğu yeri karıştırabilir.
* Anormal davranışlar başlayabilir.

Demans şiddetlendikçe;

* Yakınlarını dahi tanıyamaz hale gelir.
* Ev içinde yolunu bulamaz.
* Günlük basit işleri yapamaz.
* Konuşmaları anlaşılmaz olur.
* Mesane ve barsak inkontinası başlar.
* Devamlı bir bakıcıya ihtiyaç vardır.

Son aşamalarda;

* Hastanın tüm vücut fonksiyonları etkilenir.
* Tümüyle yatağa bağımlı hale gelir.
* Genellikle bir enfeksiyon ile hasta kaybedilir.

1. Alzheimer Hastalığı

Alzheimer hastalığı, sıklıkla 60 yaş ve üstünde görülür. 65 yaşından sonra Alzheimer hastalığına yakalanma riski arta. Literatürde 80 yaşın üzerinde olan kişilerin % 35-40' ın da Alzheimer hastalığının görüldüğü belirtilmektedir. Alzheimer hastalığının ilk evrelerinde belirtiler genellikle yaşlılık bunaması ile karıştırıldığından erken fark edilememekte, genellikle hastalık ilerledikçe unutkanlığın artması ve davranış değişiklikleri nedeniyle fark edilmektedir. Yeni bilgileri edinmekte, öğrenmek de güçlük çekerler. Eski bilgileri de unutmaya başladıkları için günlük işlevlerde, kelime bulmakta, koyduğu eşyayı bulmak da veya evini bulmakta güçlük çekerler. Zaman kavramları da bozulmaya başlayabilir. Bunama çeşitleri arasından Alzheimer hastalığının tanısı için ileri tıbbi tetkikler gerekmektedir.

İlk evrelerde Alzheimer hastalığı, yakın bellek, konuşma akıcılığı ve yer bulmada ciddi bozulma, parayı kullanabilmek gibi yararlı gündelik aktiviteleri için kontrolü belirgin biçimde azaltır. Bazen bu aşamada depresyon tanısı konabilir. Hatta bazen depresyon ilaçlarının kullanılması gerekli görülebilir. Bu ilk evrede de bazen depresyon ilaçları hastalığının gecikmesinde yardımcı bile olabilir. Ancak Alzheimer hastalığı fark edilmemişse tedavide Alzheimer'ın tedavisi için geç kalınmış olabilir. Alzheimer hastalığının orta evrelerinde, kendisi ile ilgili günlük yaşam aktivitelerinde (giyinme, yıkanma, tuvalet temizliği, diş fırçalama gibi) giderek daha fazla yardıma ihtiyaç duyulur. Orta ve ileri evrelerde, hayal görmeler, aşırı gerginlikler, şüphecilik, ciddi uyku bozuklukları nedeni ile hastanın özel bir bakımevine yerleştirilmesi zorunlu hale gelebilir.

Alzheimer'ın tedavisi için tüm evrelerde kullanılabilecek hastalığın ilerlemesini geciktiren/yavaşlatan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar hastalığın seyri ve kullanım şekline göre seçilir.

2. İleri Yaş Grubunda Demansa Sebep Olabilecek ve Sık Görülen Beyin Damar Hastalıkları

a) Büyük veya küçük damarların tıkanmaları
b) Beyin kanaması
c) Beyin damarlarının iltihapları

3. Çeşitli beyin tümörleri, beyin darbeleri ya da şeker hastalığı, böbrek hastalıkları gibi metabolik bozukluklar, bazı hormon hastalıkları, delidana gibi bazı beyin enfeksiyonları ve örneğin B12 vitamini eksikliğinde olduğu gibi bazı vitamin eksikliklerinden kaynaklanan bunamalar.

Her ne tip olursa olsun yakın çevresindeki kişileri tanıyamayan, yerini kaybeden veya hayaller gören çeşitli bunama tiplerinde hasta ile birlikte yaşamanın yakın çevresindeki kişilere getirdiği moral, yük bu insanları da yıpratmaya başlar. Bu durumda bakımı ile ilgili gerekenlerle duygusal karmaşa birbirinin içine girer. Bu noktada hasta ile yakın çevresindeki kişiler arasında çatışmalar başlar. Biz hekim olarak hastamızı hasta ve yakın çevresi olarak bir bütün olarak ele alırız.

BELİRTİLER

• Günlük yaşam işlevlerini etkileyen bellek kaybı
• Günlük yaşam işlevlerini yapmada güçlük
• Kelime bulmada güçlük
• Zaman ve mekan karmaşası
• Yargı ve karar vermede güçlük
• Pratik düşünme becerisinde güçlük
• Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma
• Ruh hali veya davranışlarda değişim
• Kişilik değişimleri
• Sorumluluktan kaçma

UNUTKANLIK

Gençler arasında da yoğun biçimde yaşanmaya başlayan unutkanlık artık yaşlılığa özgü bir sorun olarak görülmüyor. Unutma yerine hatırlayamama kavramını da kullanmak yerinde olacaktır. Çünkü beyinde hafızanın kayıttan sorumlu merkezlerinde, işlevin gerçekleşmesini etkileyecek herhangi bir hasar yoksa, yaşanan ve duyulan her şey hafızanın bir köşesinde saklanır ve yeri geldiğinde bilince çıkarılarak hatırlanır. Hatırlamayı yani bilgiyi geri getirmeyi kolaylaştırmak için sık tekrarlar önerilen yöntemler arasındadır.

Unutkanlığa sebep olabilecek birçok biyolojik ve psikolojik neden sayılabilir. Bunlar arsında önde gelenler; depresyon, stres, demans ve diğer merkezi sinir sistemini etkileyen hastalıklardır. Yani hatırlamamızı engelleyen etkenlerin başlıcaları şu şekilde sıralanabilir;

" Depresyon (çevreye karşı duyarsızlık, ilgi azlığı, uyum bozukluğu)
" Stresli yaşam koşulları
" Bir işi öğrenirken bir den fazla şeyle uğraşmak (kitap okurken, bir başkasını dinlemek)
" Dikkati yoğunlaştırmayı azaltan etkenler (dikkat eksikliği ve kaygı durumları)
" Yapılan işe gereken önemi vermeme
" Dağınık ve kaotik çalışma düzeni
" Öğrenme ve hafızada tutma tekniklerinin yeterince bilinmemesi
" Anemi, kan şekeri yükselmesi, düşmesi, tiroid hastalıkları… gibi rahatsızlıklar

Bütün bu sayılan etkenler kişinin öğrendiği bir şeyi hatırlamasını zorlaştırarak unutkanlık dediğimiz problem ile karşı karşıya getirir.

Daha güçlü bellek için, düzenli ve dengeli yaşam sürdürebilmek önceliklidir. Yeterli ve dengeli beslenme, iyi ve kaliteli uyku, sigara ve alkol kullanmamak, temiz havada yapılan yürüyüşler, iş ve eğlenceyi dengeleyebilmek, egzersizler yapmak, planlı yaşayabilmek önemlidir. Ek olarak, stresten, kaygıdan ve üzüntüden uzak kalmak da hatırlamayı kolaylaştıracaktır.

 
       

Anasayfa
I Hakkımda I Sinir Sistemi Hastalıkları I Haberler I İletişim I Site Haritası

ÖZEL ECHOMAR GÖZTEPE HASTANESİ Merdivenköy Yolu Şahika Sokak. No:32 Göztepe - İSTANBUL Tel : (0216) 565 40 65 (PBX) Fax : (0216) 566 60 53

. info@meltemguler.com meltemguler@ogh.com.tr ... copyright© 2008 ..Tüm hakları Uzm.Dr. Meltem GÜLER'e aittir.